
Masumiyet Karinesi Nedir? | İzmir Ceza Avukatı

Masumiyet Karinesi nedir?
Masumiyet karinesi, hakkında suç isnadı bulunan bir kişinin adil bir yargılama sonunda suçlu olduğuna dair kesin hüküm tesis edilene kadar masum sayılması gerektiğini ifade etmekte ve hukuk devleti ilkesinin bir gereğini oluşturmakta olup kişi hakkında suçlulugu hükmen sabit oluncaya kadar geçerliliğini koruyan bir muhakeme ilkesidir.
Bu ilkeye göre bir kişinin suçlu olduğu sabit oluncaya kadar suçlu sayılamayacağı kabul edilmektedir. Masumiyet karinesi adil bir yargılamanın sağlanabilmesi, bireyin onurunun korunabilmesi, yargılamanın yürütülebilmesi ve birey hakkında insan haklarına uygun bir yargının gerçekleştirilmesi için elzemdir. Suçlu olduğu henüz bilinmeyen bir kimseyi masum saymak da insana saygı duyan uygar bir görüşün ifadesidir. Buradaki masumluk bir kesinlik değil varsayımdır. Bu sebeple de hukukta karine adını almaktadır. Anayasamızla düzenleme alanı bulan masumiyet karinesinin altında yatan temel görüş; herhangi bir vesileyle suç şüphesi altında olan bir kişiyi, gerçeği araştırmadan suçlu saymaya kolayca eğilim gösterenlere karşı hukukun bir ihtarıdır.
Anayasa’nın 38. maddesinde ”Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz” denilmektedir. Bununla birlikte, yine Anayasa’nın 15. maddesine göre de savaş seferberlik ve olağanüstü halde dahi suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı vurgulanmaktadır. Masumiyet karinesi, mutlak bir temel hak olup evrensel ve bölgesel insan hakları belgelerinde dahi yer almaya başlamıştır.
Masumiyet karinesi, kişiyi yargılama öncesi ve yargılama aşamasından hükmün kesinleşmesine kadar olan tüm süreçte koruma amacı gütmektedir. Kişiye bir suç ithamında bulunulması ile masumiyet karinesinin koruma alanı başlayarak isnat edilen suç hükmen kesinleşinceye kadar da devam eder. Suç isnadının bulunduğunu kabul etmek için bir ceza davasının açılmış olması da şart değildir. Zaman zaman masumiyet karinesi ile basın yayın organlarının karşı karşıya geldiğinden bahsetmek mümkündür. Bu açıdan, basın özgürlüğünü sınırlarının ne olması gerektiği hangi noktada kişi hak ve özgürlüklerine temas ederek onur ve saygınlığı zedelediğine de dikkat etmek gerekmektedir. Zira bahsetmiş olduğunuz gibi masumiyet karinesi Anayasa’da da belirlenmiş olup temel haklardandır.
Bu konuda iç hukukumuzda da düzenlemeler yapılmış, basın yayın yoluyla masumiyet karinesinin ihlali önlenmeye çalışılmıştır. Basın Kanunu 3. maddesinde sınırlarıyla birlikte, basın özgürlüğü düzenlenmiştir: “Basın özgürlüğünün kullanılması ancak demokratik bir toplumun gereklerine uygun olarak; başkalarının şöhret ve haklarının, toplum sağlığının ve ahlâkının, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği ve toprak bütünlüğünün korunması, devlet sırlarının açıklanmasının veya suç işlenmesinin önlenmesi, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla sınırlanabilir.” şeklindedir. Yine, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 157. maddesinde de masumiyet karinesine atıf yapmaktadır: “Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir.”İle “ses ve görüntü alıcı aletlerin kullanılması yasağı”nı düzenleyen CMK m. 183 ile de basın-yayın organlarını sınırlamayı amaçlanmıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin 20.10.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı ile memurların ihraçları veya disiplin cezalarına ilişkin ceza mahkemelerinin beraat kararlarına karşı idare mahkemelerinin disiplin cezasını hukuka uygun bulunmasının; yani ceza mahkemeleri ile idare mahkemelerinin birbirine aykırı kararlar verilmesinin masumiyet karinesinin ihlali olduğuna hükmetmiştir. Bu sebeple, masumiyet karinesinin sadece ceza hukukunda değil, bağlantılı bulunduğu davalarda da gözetilmesi gereken temel ilkelerden olduğunu söylemek mümkündür. İlgili kararda, süreç içerisinde ceza mahkemesi beraat kararı verse dahi, idare mahkemeleri disiplin cezasının iptaline karşı ret kararları verebilmektedir. Bu halde ise kişi suçsuz olduğunu ceza mahkemesinde ortaya koymasına rağmen, idare mahkemesi kararı nedeniyle üzerinde suçu işlediğine yönelik bir algı oluşmaktadır denilmiştir. Bu durum ise açıkça masumiyet karinesini ihlal etmektedir .
For legal advice on this matter, please contact our expert team. Contact Go ahead.
Other works that may be of interest to you;
- What does "complainant" mean?
- What does "defendant" mean?
- What is the presumption of innocence?
- What is a repeat offence?
- What is the Right to Remain Silent?
- What is GBT?
- What is confiscation?
- What is Dismissal of a Case?
- What is HAGB?
- What is conscious negligence?
- What is acquittal?
- What are cataloged crimes?
- What is a Medical Report? How to Obtain One?
- The Crime and Punishment of Qualified Fraud
- What is stalking?
- Crime of Obscenity
- The Crime of Insulting Religious Values
- The Crime of Stalking
- What is the crime of insult?
- Illegal Gambling Crime
- Crime of Using Narcotic and Stimulant Substances
- Conspiracy to Commit a Crime
- Threat Crime & Punishment
- What is the crime of looting?
- Breach of Trust Crime
- Perjury
- Inciting hatred and hostility or humiliation among the public
- Crime of Forgery of Documents
- How to Read a Criminal Record?
- What is a judicial fine?
- Expedited Trial Procedure
- HAGB (Suspension of the Pronouncement of the Verdict) and Postponement of the Prison Sentence
- Quick Trial Procedure in Criminal Procedure
- Crimes Subject to Expedited Trial
- Crimes Subject to Mediation
- Cases Requiring Compulsory Legal Representation
- Types of Prisons
- Objection to the Traffic Penalty
- Search Warrant
- Search Warrant
- Factors Affecting Defectiveness
- Prevention Search
- Arrest Warrant
- Filing a Criminal Complaint with the Prosecutor's Office
- Discretionary Reduction in Criminal Proceedings
- Detention
- How Long Do Criminal Trials Last?

Address: Nergis Neighborhood, Girne Boulevard No: 83, Floor 2, Apartment 2, Karşıyaka, İzmir
E-mail: info@efeshukuk.com
Phone: +90 534 415 52 56