Kategori arşivi: Ceza Hukuku

Beraat Nedir?

Beraat Nedir?

Beraat Nedir? | Av. Dilek Yavuz Uysal

Beraat Nedir?

Beraat, suçlu olduğu iddiası ile hakkında ceza davası açılan sanığın, yargılama neticesinde suçsuz bulunması demektir. Yargılama yapılan sanık hakkında cezaya hükmolunmaması neticesini doğuran bir hüküm çeşididir. Halk arasında ”aklanma” olarak da bilinir. Yargılama sonucu beraat eden kişinin isnat edilen suçu işlemediği , suçla ilişiği olmadığı ispatlanmış olur. Mahkeme, beraat kararını verirken hangi sebeple beraate hükmettiğini açıklamak ve bunu gerekçelendirmek zorundadır. Bu gerekçelendirmenin önemi, verilen beraat kararının karşı tarafça istinaf edilmesi noktasında önem taşır.

Beraat kararı CMK 223’te düzenlenmiş olup aşağıdaki hallerde verilir.

  1. Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması (örneğin alkol almak suç değildir.)
  2. Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, ( örneğin görevi yaptırmamak için direnme suçunu işleyen kişinin tespiti için yanlış kişi hakkında yargılama yapılması)
  3. Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, (Örneğin, askerlik yaptığı halde oy kullanan ve 298 sayılı yasaya muhalefet suçundan yargılanan kişi, askerden geldiğinde seçmen kağıdını evde bulduğunu, oy kullanmadığı takdirde para cezasıyla cezalandırılacağını düşünerek oy kullandığını ifade eden kişinin suç kastı yoktur )
  4. üklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması ( Kanunun Hükmünü Yerine Getirme, Meşru Savunma, Hakkın Kullanılması, İlgilinin Rızası durumlarıdır.)
  5. Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, hallerinde verilir. ( Hakkında bir suç şüphesi ile yargılama yapılan kişi aleyhine hiç delil olmaması)

CMK Madde 223 Gerekçesi

Maddede duruşmaya son veren, mahkemenin işten el çektiği kararların; beraat, mahkûmiyet, davanın reddi, davanın ortadan kaldırılması veya düşmesi, yargılamanın durması, görevsizlik, yetkisizlik, hükmün geri bırakılması, ceza ehliyetsizliği nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı, tedbir, evlenme nedeniyle davanın veya cezanın ertelenmesi olduğu belirtilmiştir. Bunlardan uyuşmazlığın esasını çözen; beraat, mahkûmiyet, davanın reddi, davanın ortadan kaldırılması veya düşmesi, adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik, ceza ehliyetsizliği nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı, tedbir, evlenme nedeniyle dava ve cezanın ertelenmesi kararlarının hüküm niteliğinde bulundukları açıklanmıştır. Bu ayırım aynı zamanda hüküm ve kararların tâbi oldukları kanun yolunun belirlenmesinde de kolaylık sağlamaktadır. Hükümlere karşı istinaf yolu ve bunların dışında kalan yargılamanın durması, adlî yargı içerisinde kalan görevsizlik, yetkisizlik ve hükmün geri bırakılması kararlarına karşı da itiraz yolu açıktır.

Böylece yargılamanın durması kararının tâbi olacağı kanun yolu konusunda uygulamada zaman zaman çıkan tereddütler ortadan kaldırılmış, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 17/12/1930 gün ve 23/3l sayılı kararı doğrultusunda bu konunun itirazı kabil kararlardan olması benimsenmiştir. Davayı sona erdiren kararlar kural olarak duruşma sonunda verilir. Ancak davanın reddi, ortadan kaldırılması veya düşürülmesi, yargılamanın durması, görevsizlik, yetkisizlik ve maddenin yedinci fıkrasında tanımlanan derhâl beraat kararlarının, duruşma açılmadan, duruşma hazırlığı aşamasında verilmesi olanağı vardır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, davanın reddine karar verilebilecek hâller, beşinci fıkrasında yargılamanın durması koşulları gösterilmiştir. Madde, ayrıca davanın ortadan kaldırılması veya düşmesi hâllerinin varlığı veya yargılama koşulunun gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hâlinde doğrudan ortadan kaldırma veya düşme kararı verilmesi gerektiğini de hükme bağlamıştır.

Fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hâllerde derhâl beraat kararı verilmesi gerekir.

Beraat Kararı İstinaf Edilir Mi?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 272. maddesinin ilk fıkrasında belirtilmiş olduğu üzere mahkemenin vermiş olduğu hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurulacağı belirtilmiş olup beraat kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulabilir. Ancak aynı maddenin 3. fıkrasında “üst sınırı 500 günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat hükümleri”nin kesin olduğu ve istinafa başvurulamayacağı belirtilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru, yerel mahkemenin hükmünü açıklanmasından itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır. Beraat dışında verilen hükümlere karşı da ( hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi) itiraz yolu açıktır.Bu itiraz ile, yargılanan sanık verilen hükmün yeniden incelenmesini ve beraatine karar verilmesini talep edebilir.

Beraat Kararının Tahliyeden Farkı Nedir?

 Tahliye edilmek : Hakkında tutuklama kararı verilmiş olan bir kimsenin serbest bırakılmasıdır. Tutuklama , verilen güvenlik tedbirlerinin sonuncusu olup belli şartlara bağlıdır. Soruşturma evresinde cumhuriyet savcısı tutuklama sebeplerinin ortadan kalktığı ve tutuklamaya ihiyaç kalmadığı kanısına ulaşırsa şüpheliyi re’sen serbest bırakabilir. Bunun yanında Cumhuriyet savcısı veya müdafi sulh ceza hakiminden şüphelinin tutukluluğuna son verilip adli kontrol altına alınarak ya da adli kontrol altına alınmadan serbest bırakılmasını isteyebilir. Bu durumda sulh ceza hâkimi tutuklama şartlarının devam etmekte olup olmadığını kontrol ederek tahliyeye karar verir veya reddeder. (Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)103/1)

Derhal Beraat Kararı Nedir?

Derhal beraat kararı verilebilmesi için için delil değerlendirmesine gerek olmamalıdır. Fiilin suç olmadığı ortada ise derhal beraat kararı verme koşullarının oluştuğunu kabul etmek gerekir. Örneğin işlenen hırsızlık suçunda şikayet edilen kişi aranırken hastanede ameliyat olmuş ve yatar halde bulunmuşsa bu kişinin suçu işleyemeyeği aşikardır. Bu durumda başkaca incelemeye gerek olmaksızın derhal beraat kararı verilir.

Derhal beraat kararı, sadece yargılamanın başlangıcında değil, yargılamanın herhangi aşamasında verilebilecek bir karardır. Derhal kelimesinden kastedilen “yargılamanın bulunduğu aşama” itibariyle daha fazla araştırma yapılması veya delil toplanmasına gerek olmaması anlamındadır. Bu nedenle, yargılamanın başında derhal beraat kararı verebileceği gibi yargılamanın ilerlediği herhangi bir evrede de derhal beraat kararı verilebilir.

Beraat Kararı Adli Sicil Kaydına İşler mi?

Beraat kararı, derhal beraat kararı veya beraat kararının konusu olan vakıa hiçbir şekilde adli sicil kaydına işlenmez. Beraatin halk dilinde “aklanmak” olduğunu belirtmiştik. Aklanmış bir kimsenin adli sicil kaydına hiçbir işleme yapılmaz.

Konuya ilişkin detaylı bilgi için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Nergis Mahallesi Girne Bulvarı No: 83 K:2 D:2 Karşıyaka İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 534 415 52 56

Adliyeden Tebligat Gelmesi

Adliyeden Tebligat Gelmesi – İzmir Avukat

Mahkeme, Cumhuriyet Savcılığı veya icra dairelerinden size gelen her evrak, resmi bir işlem hakkında size bilgi vermek için gönderilir. Bu kurumlar tarafından gönderilen evrağa, tebligat adı verilir.

Adliyeden tebligat gelmesi ise, hukuki veya cezai bir durum hakkında bilgilendirmenin sağlanabilmesi içindir. Bir başka anlatımla hukuk ve ceza mahkemelerinden gelen tebligatlar çoğunlukla hakkınızda açılmış dava, duruşma tarihi, vb. ile ilgilidir. Yine başka bir ihtimal de dosyada tanık olarak bildirilmiş olma durumu olabilir. Bir dosyada tanık iseniz yine duruşma tarihi tarafınıza tebligat yapılarak bildirilir. Cumhuriyet Savcılıklarından gelen evraklar ise çoğunlukla ifade vermeniz için olmaktadır. Cumhuriyet Savcılığı, adliye, mahkeme ya da icra daireleri gibi resmi kurumlardan gönderilmiş olan her türlü evrak tebligat olarak kabul edilmektedir. Tebligatlar, resmi işlemler hakkında bir çeşit bilgilendirme ya da uyarı özelliğine sahiptir.

Ceza Muhakemesi Kanunu gereği yargı mensuplarınca dinlenecek kişiler usulüne uygun yapılacak davetiye ile çağrılır. Usulüne uygun çağrı, davetiyeyle yani tebligatla olur. Davetiye de çağrı nedeni, ne sıfatla çağrıldığı açıkça belirtilir kişi hakkında gelmezse zorla getirileceği yazılır. Adliyeden tebligat gelmesine rağmen, bu çağrı üzerine mahkemeye, savcılığa gitmeyen müşteki(şikayetçi), şüpheli, sanık, mağdur, tanık ve bilirkişi zor kullanılarak savcılık, hakim ve mahkeme karşısına çıkarılır. Zorla getirme kararı kişinin özgürlüğünü sınırlandıran bir koruma tedbiridir.

Uygulamada genellikle kolluk zorla getirme kararı verilen kişinin evine giderek zorla getirme emrini ilgili kişiye veya yakınına tebliğ etmekte, kişi kapıyı açmazsa dahi kanun gereği eve girememekte ihtar kağıdı bırakmaktadır. Zorla getirme kararı belirli bir tarihte hazır edilerek o tarihte dinlenmesi şeklinde verilebileceği gibi günsüz yani kişinin gece gündüz fark etmeksizin yakalanarak dinleneceği yerde hazır edilmesi şeklinde de verilebilir.

Adliyeden tebligat gelmesi ile usulüne uygun çıkarılan davetiye ile çağrılan; şüpheli, sanık, tanık ve bilirkişi hakkında zorla getirme kararı verilip bu kararı ile hazır edilemeyen kişiler hakkında sonrasında yakalama kararı çıkartılır.

Adliyeden tebligat gelmesi başlıklı makalemizdeki bilgilerin yanı sıra, gönderilen tebligatın üzerindeki bilgileri dikkatle okursanız gereken tüm bilgilerin yazılı olduğunu göreceksiniz. Eğer bu bilgilerin karmaşık veya anlaşılmaz olduğu düşüncesinde iseniz bir avukatın yardımını almalısınız. Elinizde tebligat ile birlikte adliyeye gittiğinizde Danışma Masasındaki görevliler de size yardımcı olacaktır.

İcra dairelerinden gelen evraklara da özellikle dikkat etmenizde fayda vardır. Örneğin evrağı almadığınız takdirde muhtarlığa bırakılan evrak, yasal anlamda size tebliğ edilmiş sayılacaktır. Eğer gelen evrak bir icra takibine ilişkinse, tebliğden itibaren işlemeye başlayan itiraz süresini kaçırmanız takibin kesinleşmesine ve ödeme yapma durumunda kalmanıza neden olacaktır. Adliyeden tebligat gelmesi ile gelen her yazının resmi bir iş sebebiyle gönderildiğini ve büyük ihtimalle süreli olduğunu unutmayınız. Mahkemeler, Cumhuriyet Savcılıkları ya da icra daireleri tarafından size gönderilen tebligatlar oldukça önemli hususlar içerebilir. Bu nedenle içeriğini okumalı ve sizden beklenen eylem varsa yerine getirmelisiniz. Aksi halde, özellikle hak düşürücü süreleri kaçırabilir ve kullanabileceğiniz haklarınızı kullanamama durumu ile karşı karşıya kalabilirsiniz.

Aşağıdaki çalışmalarımız da ilginizi çekebilir;

Adres: Nergis Mahallesi Girne Bulvarı No: 83 K:2 D:2 Karşıyaka İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 534 415 52 56

Kahve Falı Bakmanın Cezası

Kahve Falı Bakmanın Cezası

Kahve Falı Bakmanın Cezası – İzmir Avukat

Bu haftaki yazımızı biraz daha farklı bir konuda hazırlamak istedim. Hukuk dili ve gündemi bazen yoğun veya sıkıcı gelebilir. Ama aslında hukuk hayatımızın her alanında; ilişkilerimizi ve alışkanlıklarımızı düzenliyor.

Hepimiz özellikle tarih derslerimizden tekke ve zaviyelerin kapatılmasını anımsıyoruzdur. Peki, söz konusu uygulamaların kaldırılmasına ilişkin kanunun halen yürürlükte olduğunu ve günümüzde birçok kimseler tarafından farkında olmadan ihlal edilmeye devam edildiğini biliyor muydunuz?

677 sayılı 30/11/1925 tarihli Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine Ve Türbedarlıklar İle Bir Takım Unvanların Men Ve İlgasına Dair Kanun ile 1925 sayısında tekke ve zaviyeler kapatılmıştır. Söz konusu kanun ile bunların yanı sıra şehlik, der mevzuası dairesinde vişlik, müritlik, dedelik, seyitlik, çelebilik, babalık, emirlik, nakiplik, halifelik, falcılık, büyücülük, üfürükçülük ve gayıptan haber vermek ve murada kavuşturmak gibi eylemler de yasaklanmıştır. Söz konusu yasaklı işleri gerçekleştiren kimseler hakkında ise kanunda açıkça üç aydan eksik olmamak üzere hapis cezası öngörülme ve bunun yanı sıra para cezasına hükmedileceği düzenlenmiştir. Ve bu kanun halen yürürlüktedir.

Konuya ilişkin olarak birçok yerel mahkeme ve Yargıtay kararı da mevcut olup; her ne kadar sıklıkla ihlal edilmekte ise de olası bir ceza soruşturması neticesinde bu fiilleri gerçekleştirmekte olan kişilerin ceza ile karşı karşılaşabilecek olduğu açıktır.

Örneğin Yargıtay bir kararında; toplum içerisinde “üfürükçü hoca” olarak bilinen bir kişinin, bu çerçevede gelen müşterileri okuyup, üfleyerek ve büyü yaparak tedavi edeceğini söyleyerek para aldığı, müşterilerinin çocuklarının olmasının yolunu bulmak amacıyla bu kişiye müracaat ettikleri, sahte hocanın önce müşterilerine üzerlerinde büyü bulunduğunu söyleyip başlarına gelecek hususlar bakımından haber verdiği, yine sahte “hoca” tarafından katılanlarda ve çocuklarında büyü bulunduğu ve akıbetlerinin kötü sonla biteceğini söyleyerek bunları para karşılığı yapacağı iğne, kullanacakları ilaç, uyguladığı merhem ve benzeri şeylerle sonlandıracağının belirtip katılanları aldattığı olayda zincirleme olacak şekilde dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçu ile 677 sayılı Tekke ve Zaviyeler ile Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanunu’nun ilgili maddesine muhalefet suçunu işlediği kabul edilmiştir.

Siz siz olun yine de bilimden, sağ duyudan sapmayın. Hadi olmaz ama, bir baktınız olmaz oldu sizin de yolunuz düştü veya bu tarz faaliyetler ile iştigal etmeye karar verdiniz ise bunların cezasının olduğunu da bilin.

Aşağıdaki çalışmalarımız da ilginizi çekebilir;

Adres: Nergis Mahallesi Girne Bulvarı No: 83 K:2 D:2 Karşıyaka İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 534 415 52 56

Kuru Sıkı Tabanca Taşımak Yasal Mı?

Kuru Sıkı Tabanca Taşımak Yasal Mı? – İzmir Avukat

Kuru Sıkı Silah Nedir?

5729 Sayılı Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahlar Hakkında Kanun ile kuru sıkı silahlar; ses ve gaz fişeği atabilen silahlar olarak ifade edilmiştir.

Kuru Sıkı Tabanca Taşımak Yasal Mı?

İlgili kanun kapsamında söz konusu silahların taşınması, asten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olanlara veya onsekiz yaşından küçüklere satışı ve yönetmeliğe aykırı olarak satışı yasaklanmıştır. Ayrıca 5729 sayılı kanun ile kuru sıkı silahların, ancak her an kullanıma elverişli olmayacak ve kolay ulaşılmayacak şekilde, boş olarak kutu içerisinde nakledilebilieceği düzenlenmiştir.

5729 Sayılı Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahlar Hakkında Kanun Madde 3 – (1) Bu Kanun kapsamına giren silahların;
a) Taşınması,
b) Ateşli silahlarla işlenen veya 6136 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı hükümlü bulunanlar ile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olanlara veya onsekiz yaşından küçüklere satılması,
c) Yönetmelikte belirlenmiş esas ve usullere aykırı olarak imal edilmiş olanlarının satılması, yasaktır.

Kuru Sıkı Silah Taşımanın Cezası Nedir?

Yukarıda belirtili yasaklara aykırı davranışta bulunanlara beşyüz Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu silahların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.

Kuru Sıkı Silahı Modifiye Etmenin Cezası Nedir?

6136 Sayılı Ateşli Silahlar, Bıçaklar ve Diğer Aletler Hakkında Kanun ile kuru sıkı tabancalarda değişiklik yapılarak öldürmeye elverişli hale getirilmesi halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunacağı düzenlenmiştir.

Madde 13- Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur… Kuru sıkı tabir edilen ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini atabilen tabancayı, teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye elverişli silah haline dönüştüren kişi, bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre cezalandırılır.

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Nergis Mahallesi Girne Bulvarı No: 83 K:2 D:2 Karşıyaka İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 534 415 52 56

Sosyal Medya Üzerinden Taciz

Sosyal Medya Üzerinden Taciz | Av. Gamze Gül GİRGEÇ

Gelişen teknoloji ve dijitalleşen iletişim araçları ile sosyal medya, bireylerin hayatında önemli bir yer edinmiştir. Ancak bu alanın denetimsizliği, kişilik haklarına yönelik ihlalleri de beraberinde getirmiştir. Özellikle sosyal medya üzerinden gerçekleşen taciz eylemleri hem ceza hukuku hem de özel hukuk bakımından sonuç doğurabilecek niteliktedir.

Bu yazıda, sosyal medya yoluyla gerçekleştirilen taciz fiillerinin Türk Ceza Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu kapsamında nasıl değerlendirileceği ile bu eylemlere karşı açılabilecek tazminat davaları ele alınacaktır.

Sosyal Medyada Taciz Eylemleri Nelerdir?

Sosyal medya üzerinden gerçekleşen taciz eylemleri farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Bu tür fiiller genellikle şu davranışları içerir:

  • Sürekli rahatsız edici mesajlar gönderilmesi
  • Cinsel içerikli mesaj ya da görsel paylaşımı
  • Kişinin sosyal medya hesapları üzerinden ısrarlı şekilde takip edilmesi 
  • Küfür, hakaret, tehdit içeren paylaşımlar
  • Özel bilgilerin veya görsellerin rızaya aykırı şekilde paylaşılması

Ceza Hukuku Yönü: Hangi Suçlar Oluşur?

Sosyal medya tacizleri, içeriğine göre Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen çeşitli suç tiplerine girebilir. Bunlar arasında en yaygın olanları şunlardır:

  • TCK m. 105 – Cinsel Taciz
  • TCK m. 123 – Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma
  • TCK m. 125 – Hakaret
  • TCK m. 106 – Tehdit
  • TCK m. 134 – Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

Bu tür eylemlere maruz kalan kişi, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunarak cezai sürecin başlatılmasını talep edebilir.

Özel Hukuk Yönü: Manevi Tazminat Talebi Mümkün mü?

Evet. Tacize maruz kalan kişinin, uğradığı psikolojik ve ruhsal zararların karşılanması amacıyla manevi tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.

Bu hak, Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca düzenlenmiştir:

TBK m. 58:
“Kişilik hakkı hukuka aykırı olarak zedelenen kimse, hâkimden bu saldırıya son verilmesini, etkilerinin giderilmesini ve uğradığı manevi zararın karşılığı olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir.”

Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen taciz fiilleri, çoğu zaman kişilik haklarını açıkça ihlal ettiğinden, asliye hukuk mahkemelerinde manevi tazminat davası açılması mümkündür.

Delil Toplama Süreci: Nelere Dikkat Edilmeli?

Taciz eylemini ispat etmek için delil toplama süreci kritik öneme sahiptir. Mahkemeye sunulabilecek başlıca deliller şunlardır:

  • Ekran görüntüleri (zamanı gösterir şekilde olması tercih edilir)
  • Mesaj ve yazışma kayıtları
  • Sosyal medya platformlarından alınan yazılı belgeler
  • Tanık beyanları
  • Gerekirse bilirkişi raporları

Özellikle dijital içeriklerin silinme riski nedeniyle, delillerin hızlı ve güvenli şekilde kaydedilmesi, suça konu delilleri içerir cihazın saklanması gerekir.

Sonuç itibariyle, sosyal medya üzerinden gerçekleşen taciz eylemleri, sadece bireysel değil toplumsal bir sorun haline gelmiştir. Bu eylemlerin hem cezai yaptırımı hem de manevi tazminat boyutu vardır. Tacize maruz kalan kişiler, yalnız olmadıklarını bilmeli ve hukuki haklarını çekinmeden kullanmalıdır. Bu süreçte uzman bir hukukçudan destek alınması, hem mağdurun hak kaybına uğramasını engelleyecek hem de sürecin daha sağlıklı işlemesini sağlayacaktır.

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Nergis Mahallesi Girne Bulvarı No: 83 K:2 D:2 Karşıyaka İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 534 415 52 56

Bıçak Taşımak Yasak Mı?

Bıçak Taşımak Yasak Mı?

Bıçak Taşımak Yasak Mı? – İzmir Avukat

Yasal mevzuatımızda 6136 Sayılı Ateşli Silahlar, Bıçaklar ve Diğer Aletler Hakkında Kanun ile savunma amaçlı kullanılan aletlerin ülkeye girişi, imalatı, satılması, satın alınması ve taşınması gibi durumlar düzenlenmiştir.

Bıçak Taşımak Yasak Mı?

Ateşli Silahlar, Bıçaklar ve Diğer Aletler Hakkında Kanun ile kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala,kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, topuz, topuzlu kamçı, boğma teli veya zinciri, muşta ile salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri aletlerin yapımı, madde 5 ile ise bu aletlerin satış, taşınması ve bulundurulması yasaklanmıştır.

6136 Sayılı Kanun Madde 4 – Ülke içinde kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala,kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, topuz, topuzlu kamçı, boğma teli veya zinciri, muşta ile salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri aletlerin yapımı yasaktır. Bunlardan bir sanat veya mesleğin icrası için kullanılması zorunlu bulunanların yapımına İçişleri Bakanlığınca yapılacak bir yönetmelikte belirlenen kurallara göre izin verilir.

Madde 5 – Yurda sokulması ve yapımı yasaklanan ve 4 ncü maddenin 1 nci fıkrası kapsamına giren bıçak ve aletlerin satılması, satınalınması, taşınması ve bulundurulması yasaktır. Bir sanat veya mesleğin icrası için kullanılmasına 4 ncü maddeye göre izin verilen bıçaklar bu yasağın dışındadırlar.

İstisnalar

Ateşli Silahlar, Bıçaklar ve Diğer Aletler Hakkında Kanunu ile bu yasağa bir takım istisnalar getirilmiş olup; yalnızca sporda kullanılan yivli ateşsiz silahlar ve mermileri ile yivsiz tüfekler ve mermilerinin, ev gereçlerinden olan veya tababet, sanayi, tarım, spor için kullanılan aletlerle bir meslek veya sanatın icrası için gerekli bıçak, şiş, raspa ve benzerlerinin kullanılması serbest bırakılmıştır.

Ayrıca yukarıda belirtili bıçak ve aletlerden bir sanat veya mesleğin icrası için kullanılması zorunlu bulunanların yapımına İçişleri Bakanlığınca yapılacak bir yönetmelikte belirlenen kurallara göre izin verileceği de düzenlenmiştir.

Taşınması Yasak Olan Silahların Ülkeye Sokulması Halinde Cezası Nedir?

Her kim, bu Kanun hükümlerine aykırı olarak yukarıda sayılan bıçak veya başkaca aletler yahut benzerlerini ülkeye sokar, sokmaya kalkışır veya bunların ülkeye sokulmasına aracılık eder veya bunları ülkede yapar veya bir yerden diğer bir yere taşır veya yollar veya taşımaya aracılık ederse iki yıldan beş yıla kadar hapis ve ikiyüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

Nitelikli Haller

  • Suç konusu bıçak ve aletlerin niteliği veya sayı olarak azlığı halinde verilecek ceza yarısına kadar indirilir.
  • Yasak olan bıçakların ülkeye sokulması için teşekkül kuranlar ile yönetenler veya teşekküle mensup olanlar tarafından bu suç işlenirse failler hakkında beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
  • Teşekkül kurmadan suçun ki veya daha çok kişinin birlikte işlenmesi halinde, verilecek cezalar bir kat artırılır.
  • Yasak olduğu belirtilen bıçak ve başkaca aletlerin veya benzerlerinin miktar bakımından vahim olması halinde hükmolunacak cezalar yarı oranında artırılır.

Taşınması Yasak Olan Silahların Satılması, Bulundurulması ve Taşınması Halinde Cezası Nedir?

Yıkarıda saymış olduğumuz bıçak veya diğer aletleri veya benzerlerini satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeş günden az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.

Nitelikli Haller

  • Belirtili bıçak veya diğer aletlerin veya benzerlerinin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde hükmolunacak cezalar yarıdan bir katına kadar artırılır.
  • Yapımına izin verilen bıçakları veya diğer aletleri veya benzerlerini kullanma amacı dışında satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında birinci fıkradaki; o bıçak veya diğer aletlerin veya benzerlerinin sayı ve nitelik bakımından vahim olması halinde de ikinci fıkradaki cezalar hükmolunur.
  • Yivli ve yivsiz silahlarla bıçak ve diğer aletleri, hal ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıyanlar, üç aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Nergis Mahallesi Girne Bulvarı No: 83 K:2 D:2 Karşıyaka İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 534 415 52 56

Katalog Suçlar Nelerdir?

Katalog Suçlar | Katalog Suçlar Nelerdir? | Ceza Hukuku | Av. Mustafa Yolcu

Katalog Suç Nedir?

Katalog suçlar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun kapsamında sınırlı sayıda düzenlenmiş olup; bir takım güvenlik tedbirlerinin uygulanabilmesi için gündeme gelmektedirler. Söz konusu katalog suçlar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 100/3 düzenlemesinde listelenmiştir.

Katalog Suçlar Nelerdir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ;
Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suçlar (madde 76, 77, 78),
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti (madde 79, 80)
Kasten Öldürme (madde 81, 82, 83),
Silahla İşlenmiş Kasten Yaralama (madde 86, fıkra 3, bent e) ve Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Kasten Yaralama (madde 87),
İşkence (madde 94, 95)
Cinsel Saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
Çocukların Cinsel İstismarı (madde 103),
Hırsızlık (madde 141, 142) ve Yağma (madde 148, 149),
Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti (madde 188),
Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308), [Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak, Düşmanla İşbirliği Yapmak, Devlete Karşı Savaşa Tahrik, Askeri Tesisleri Tahrip ve Düşman Askeri Hareketleri Yararına Anlaşma, Düşman Devlete Maddi ve Mali Yardım]
Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar 5237 sayılı TCK m. 315 (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315) [Anayasayı İhlal, Cumhurbaşkanına Suikast ve Fiilî Saldırı, Yasama Organına Karşı Suç, Hükümete Karşı Suç, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine Karşı Silâhlı İsyan, Devlet Güvenliğine veya Anayasal Düzene Karşı Suçları İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Devlet Güvenliğine veya Anayasal Düzene Karşı Suçları İşlemek Amacıyla Kurulan Örgütlere Silah Sağlama]
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları
5411 sayılı Bankacılık Kanununun 2160. maddesinde tanımlanan zimmet suçu
4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar.
5271 sayılı CMK 100/3 Kapsamında Katalog Suçlar

Katalog Suçlar Kapsamında Tutuklama

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 100 kapsamında düzenlenen tutuklama tedbirinin uygulanabilmesi için somut olayda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklanma nedeninin bulunması şart koşulmaktadır. Aynı madde yukarıda yer vermiş olduğumuz katalog suçlardan birinin işlendiğine dair kuvvetli şüphenin söz konusu olması durumunda tutuklama nedeninin var sayılabileceği düzenlenmiştir.

Katalog Suçlar ve Diğer Güvenlik Tedbirleri

Katalog suçlara ilişkin soruşturma veya kovuşturma faaliyetleri esnasında tutuklamadan farklı başka güvenlik tedbirlerinin de uygulanması söz konusu olabilir. Güvenlik tedbirleri;

  • Tutuklama
  • Adli Kontrol
  • El Koyma
  • Arama
  • Yakalama
  • Göz Altı
  • Teknik Araç İle İzleme
  • Gizli Soruşturmacı
  • İletişimin Tespiti ve Kayda Alınması

Katalog Suçlar Dışında Gerçekleştirilen Dinleme Tek Başına Delil Olarak Kabul Edilemez.

Anılan yasal düzenlemeler ışığında bir suç soruşturması nedeni ile dinleme kararı alınabilmesi için suç işlendiğine dair kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmamasının gerekli olduğu gibi, aynı zamanda soruşturması yapılan suçların da 6. fıkrasında düzenlenen suçlardan olması gerekmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/10-483 esas 2013/599 karar ve 10.12.2013 tarihli kararında da, “… İfade alma ve sorgunun 5271 Sayılı CMK’nın 148. maddesinde sayılan şekillerde yapılması, tanıklıktan çekinme hakkı olan kişiye bu hakkının hatırlatılmaması delil elde etme yasaklarına; duruşmada tanıklıktan çekinen tanığın önceki ifadesinin okunamaması, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen delillerin aynı kanunun 135.maddesinin altıncı fıkrasında sayılanlar dışında bir suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılmaması ise delil değerlendirilmesi yasaklarına örnek olarak gösterilebilir.” şeklinde belirtilen yasak delil niteliğinde olan kanıtların hükme esas alınamayacağı ifade edilmiştir.

Bu itibarla, Sanığa atılı eylemin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, 5752 Sayılı Kanun ile değişik 4733 Sayılı Kanunun 8/4.maddesine aykırılık suçunu oluşturduğu ve CMK’nm 135/6 maddesinde 4733 Sayılı Kanun kapsamında kalan suçlar ile ilgili olarak dinleme yapılabileceğine dair düzenleme bulunmaması karşısında, iletişimin tespiti tutanaklarının tek başına delil olarak kabul edilemeyeceği nazara alınarak, davaya konu kaçak sigaralar ile yakalanmayan ve aşamalardaki savunmalarında atılı suçu işlemediğini beyan eden, müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli başka bir delil de bulunmayan sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

YARGITAY CEZA DAİRESİ E. 2014/7652 K. 2014/20688

Detaylı bilgi veya sorularınız için bizim ile iletişim‘e geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Nergis Mahallesi Girne Bulvarı No: 83 K:2 D:2 Karşıyaka İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 534 415 52 56

Yalan Tanıklık

Yalan Tanıklık

Yalan Tanıklık – İzmir Avukat

Vedat Türkali Yalancı Tanıklar Kahvesi romanından; “Anadolu’da bir kentte, Adliye Sarayının hemen karşısında bir kahve varmış. ‘Yalancı tanık’ arayan birisi bu kahveye gidip biriyle anlaşıp duruşmaya çıkarırmış. Adam girmiş kahveye, bakınırken biri sokulmuş hemen; ‘Yardımcı olabilir miyim? Nedir sorun?’ ‘Bir alacak davası’ demiş adam. ‘Hâlâ vermedi değil mi o namussuz herif paranızı?’ Adam biraz çekinerek ‘Para benden isteniyor, borçlu benim’ demiş. Hemen yetiştirmiş beriki: ‘Kaç kez vereceksiniz beyefendiciğim, kaç kez vereceksiniz?’”.

Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmiş “Yalan Tanıklık” veya günlük hayatta daha çok duymuş olduğumuz hali ile yalancı tanıklık Madde 272 ile düzenlenmiştir. Yalancı tanıklık, kanun kapsamında adliyeye karşı işlenen suçlar arasında yer almakta olup; burada sebep söz konusu suç ileadaletin yerine getirilmesine engel olunmasıdır. Burada yapılan yalancı tanıklığın konusu suçun ağırlığı ve aleyhine tanıklıkta bulunan kişiye yönelik etkileri gözetilerek suçun cezası arttırılmaktadır.

Yalancı tanıklık suçunun gerçekleştirilmesi iki farklı şekilde olabilir. Yalancı tanıklığı gerçekleştiren kişi gerçeğe aykırı beyanda bulunmak, yalan söylemek, gerçeği inkâr etmek suretiyle bu suçu işleyebilecek olduğu gibi tanığın kendisine sorulan sorularda olay hakkındaki bilgisini az veya çok saklaması suretiyle de gerçekleştirebilir.

Yalancı tanıklığın cezası;

– Söz konusu suçun temel hali ile hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan soruşturmada yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
– Yalancı tanıklığınmahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde yapılması durumunda ise bu suçun cezası bir yıldan üç yıla kadarhapis cezası verilir.
– Soruşturma veya mahkemenin konusunun üç yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi durumunda ise iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
– Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
– Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama gibi bir tedbiri uygulanmışsaceza yarı oranında artırılır.
– Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; hükmolunur.
Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde ve yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı verilmiş olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre ceza alabilir.
Eklemek gerekir ki, yalancı tanıklık suçuna ilişkin yargılama neticesinde bir yılın üzerinde ceza alınması durumunda suçu işleyen kişinin memur olmasına da engel teşkil edecektir.
Ayrıca, aleyhine yalancı tanıklık yapan kişi ileride bu sebep ile yalan tanık aleyhine manevi tazminat davası açarak, duygusal zararlarının giderilmesini talep edebilecektir.
Siz siz olun adalet duygunuz ve vicdanınıza sahip çıkın, oldukça yüksek cezası ve geri dönülmesi güç zararları olan bu suçu işlemeyin işletmeyin.

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Nergis Mahallesi Girne Bulvarı No: 83 K:2 D:2 Karşıyaka İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 534 415 52 56

Israrlı Takip Nedir?

Israrlı Takip Nedir?

Israrlı Takip Nedir? – İzmir Avukat

Israrlı takip suçu Türk Ceza Kanununda; fail tarafından, mağdur istemediği halde kendisine veya yakınına yönelik olarak ısrarlı biçimde araçla, iletişim vasıtasıyla, sözle, hareketle veya hukuka aykırı başka bir davranışla gerçekleştirilen; hukuken korunan bir hakkın güvenliği bakımından korku duyulmasına neden olan rahatsız edici veya tehditkar fiiller olarak tanımlanmaktadır.

27.05.2022 Tarihinde, “7406 Sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” Resmi Gazetede yayınlanmış olup ısrarlı takip suçu eklenmiştir. Türk Ceza Kanunu’nun 123. Maddesinde kişinin huzur ve sükununu bozma suçuna ek olarak 123/A maddesi düzenlenmiştir.

Israrlı takip düzenlemesinin temel amacı, özellikle kadına yönelik şiddet içeren fiiller henüz işlenmeden failin cezalandırılarak mağdurun korunmasıdır. Ancak ısrarlı takip suçu TCK 123/A maddesinde failin ve mağdurun cinsiyetinden bağımsız bir şekilde herkesin herkese karşı işleyebileceği bir suç olarak düzenlenmiştir.

Kanuni Düzenlemeyi İnceleyecek Olursak

TCK m.123/A Israrlı Takip (1) Israrlı bir şekilde; fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Suçun; a) Çocuğa ya da ayrılık karan verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi, b) Mağdurun okulunu, işyerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması, c) Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi, halinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.Bu maddede düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

Özetle; TCK 123/A temel halinin cezası 6 ay ila 2 yıl arası hapis , TCK m.123/A2’de düzenlenen nitelikli halinin cezası 1 yıl ila 3 yıl arası hapis cezasıdır. Israrlı Takip Suçunun Unsurları • Israrlı takip suçunun faili herkes olabilmektedir. Herkes bu suçu işleyebilir. Bunun yanında suçtan mağdur olacak kişi de herkes olabilecektir. • Israrlı takip suçu, bağlı seçimlik hareketli bir suçtur. Suçun oluşumu için mağduru fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına ısrarla telefon edilmesi veya gürültü yapılması veya hukuka aykırı bir davranışta bulunması gerekmektedir.

• Suç, kasten işlenebilen bir suçtur. İsteyerek ve bilerek ısrarlı takip suçu işlenebilecektir. Belirli bir kimseye yapılacak olan hareket, mağdurun huzur ve sükununu bozma amacıyla yapılmalıdır. Bu suçun taksirle işlenmesi mümkün olmayacaktır.

• Israrlı takip suçuna ilişkin ceza davasının sonuçlanmasının sonucunda ya da yargılama aşaması devam ederken tazminat davası açılabilir. Kişi failin işlemiş olduğu suç nedeniyle mağdurun uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tazminini talep etmek amacıyla tazminat davası açılabilecektir.

Israrlı Takip Suçunun Şartları Nelerdir?

Israrlı takip suçu Türk Ceza Kanununda hürriyete karşı işlenebilen suçlar kısmında düzenlenmiştir. Ancak, bu suç şikayete tabidir. Dolayısıyla ancak şikayetin varlığı halinde suçtan söz edilecektir. Israrlı takip suçu seçimlik hareketli bir suçtur. 2 tür hareketle bu suç işlenebilir. Bu hareketler şu şekildedir:

1.Mağduru fiziken takip etmek,

2. Mağdur ile; haberleşme ve iletişim araçlarını kullanarak ya da bilişim sistemini kullanarak ve üçüncü kişiler vasıtası ile temas kurmaya çalışmaktadır.

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Nergis Mahallesi Girne Bulvarı No: 83 K:2 D:2 Karşıyaka İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 534 415 52 56

Müebbet Hapis Kaç Yıl?

Müebbet Hapis Kaç Yıl?

müebbet, -di

Arapça muʾebbed

1. sıfat Sonu olmayan.

2. sıfat Yaşadıkça süren, ömür boyunca olan:
      Müebbet sürgün cezası.

Müebbet Hapis Kaç Yıl? 

Müebbet hapis cezası, ifade ettiği anlam gözetildiğinde hükümlünün yaşam ömrü boyu süren bir ceza olarak olarak karşımıza çıkmakla birlikte, gerek uluslararası düzenlemeler gerek ise İnfaz Kanunu kapsamında yer alan koşullu salıverme hükümleri değerlendirildiğinde daha kısa süreli bir hapis cezasının infazı sonrasında hükümlü hapisten çıkabilmektedir.

Ömür Boyu Hapis Kaç Yıl? 

Yukarıda da kısaca bahsettiğimiz üzere ömür boyu hapis cezası alan hükümlüler yaşam boyunca söz konusu cezayı infaz etmekle yükümlü iken İnfaz Kanunu Madde 107 kapsamında düzenlenen Koşullu Salıverme hükümleri çerçevesinde bu sürenin kısaltılması mümkündür.

Hükümlülerin koşullu salıverilmeden yararlanabilmesi için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. Ancak, Türk Ceza Kanununun;
a) Kasten öldürme suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
b) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
c) İşkence suçundan ve eziyet suçundan süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
d) Cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki ve cinsel taciz suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
e) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,
f) Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
g) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,
h) Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.

Ayrıca, suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olan çocuklar ile 1/1/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında koşullu
salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanır.

Koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre;
a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzaltı,
b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuz,
c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzaltı,
d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz,
e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla yirmisekiz,
Yıldır.

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Nergis Mahallesi Girne Bulvarı No: 83 K:2 D:2 Karşıyaka İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 534 415 52 56